TARİH


 

HİNDİSTAN TARİHİ

 

 

ANTİK DÖNEM HİNDİSTAN

 

Medeniyetler tarihinin başlangıcına kadar uzanan Hint tarihi ve kültürü, dinamik bir yapıya sahiptir. İndus Nehri çevresinde ve Hindistan’ın güney kısımlarında tarımla uğraşan, gizemli bir uygarlığın kuruluşuyla başlar.

Hindistan tarihinin en büyük özelliği, çevre kültürlerden insanların durmaksızın göç ederek bu ülkeye dahil olmalarıdır. Farklı kaynaklardan edinilen kanıtlar, Hindistan’da oldukça erken bir dönemde demir, bakır vb. metallerin yaygın olarak kullanıldığını göstermektedir ve dolayısıyla bu kanıtlar, bu yarımadanın geçirdiği değişim ve gelişmenin bir kanıtı olarak kabul edilebilir. M.Ö. dördüncü binyıl sonunda Hindistan, ileri derecede gelişmiş bir uygarlık bölgesi olarak ortaya çıkmıştır.


 

İndus Vadisi Uygarlığı


 

Vedik Uygarlığı

 

Budist Dönem


 

Büyük İskender'in Hindistan'ı fethi

 

Mahurya İmparatorluğu


Gupta Hanedanı

 

Harshavardhana

Badami merkezli Çalukya Hanedanı

Kanchi merkezli Pallava Hanedanı

 

 


 

 

HİNDİSTAN ORTAÇAĞ TARİHİ 

 

Bir dönem İslamiyetin güçlü etkisi ve egemenliğine giren Hindistan’da, Ortaçağ tarihi neredeyse tam üç yüzyıl sözde yerli hükümdarlarla yönetilmiştir. Bunlar Çalukya Hanedanı, Pallava Hanedanı, Pandya Krallığı, Rashtrakuta Hanedanı, Müslüman hükümdarlar ve son olarak Babür İmparatorluğudur. 9. yüzyılın ortalarında ortaya çıkan en önemli hanedanlık ise Çola Hanedanlığı’ydı.

 


 

Pala Hanedanlığı

 

Sena Hanedanlığı

 

Rashtrakuta Hanedanlığı

Pratihara

Hanedanı

 

Çola İmparatorluğu

 

İslam’ın Yükselişi 

 

Delhi Sultanlığı 

 

Timur İstilası

 

Hindistan’ın Müslümanlaşması 

 

Haleci Hanedanı

 

Köle Hanedanı

 

Tuğluk Hanedanı

 

Seyyid Hanedanı

 

Lodhi Hanedanı (1451-1489 MS)

 

Vijayanagar İmparatorluğu

 

Bahamani Sultanlığı

 

Bhakti Hareketi

 

Sufizm

 

Babür İmparatorluğu

 

Sıkh’ın (Sihizm) Yükselişi


 

 

 

HİNDİSTAN BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ (1857-1947)

 

 

1757 tarihli Plassey Zaferi ile başladığı söylenen Hindistan’ın fethi, 1856’da genel vali Lord Dalhousie’nin valiliğinin sona erdiği sırada neredeyse tamamlanmıştı. Bu dönem boyunca, halkın tepkisini birçok yerel ayaklanmayla ortaya koyması, dönemin çalkantılı geçmesine neden olmuştur. Meerut şehrinde askerlerin isyanıyla başlayan 1857 ayaklanması, kısa sürede gittikçe yayılmış ve İngiliz yönetiminin zor anlar yaşamasına neden olmuştur. İngilizler, ayaklanmayı bir yıl içinde bastırmışsa da, Hintli hükümdarlar, halk ve milis kuvvetleri ayaklanmaya öylesine gönülden katılmışlardır ki bu ayaklanma Hindistan’ın ilk Bağımsızlık Savaşı olarak adlandırılır.

 

İngilizler tarafından zemindari usulün getirilmesiyle, feodal toprak sahipleri köylülerden ağır vergiler toplamaya başladılar. Bu usulde, toprak belirli bölgelere ayrılarak vergi toplama işi zemindar denilen görevlilere verilmiştir. Zemindarlar topladıkları verginin belli bir oranını kendileri alıp, kalanını devlete verirlerdi. İngilizler bu usulü Bengal’de devam ettirmiş ve 1/10 oranında zemindara pay vermek suretiyle hem daha çok toprağın işlenmesini hem de gelirin artmasını sağlamışlardı. Fakat fazla kazanç elde etmek isteyen zemindarların baskısı, bir süre sonra çiftçilerin dayanamayıp, yaşadıkları toprakları terk etmesine neden olmuştur. İngilizler toprak gelirinin düşmemesi için çareyi iskân tedbiri almakta bulmuşlardır. İngiliz hakimiyeti, geleneksel Hint toplumunun temelini oluşturan din ve kast sisteminin varlığını tehlikeye soktu. Hint askerleri ve yönetimde çalışan insanlar hiyerarşik düzen içinde yükselemediler; çünkü üst düzey işler Avrupalılara ayrılmıştı.

 

Genel vali Lord Dalhousie‘nin (1848-1856) İngiliz hakimiyeti için zaruret olarak gördüğü ve o zamanın şartlarında Hindistan yarımadasına büyük masraflar harcanarak yapılan demiryolu şebekesi, bir taraftan İngilizlerin tasarrufunda yeni bir Hint pazarının kurulmasını sağlarken, diğer taraftan da İngiliz mallarını ülkenin en ücra köşelerine kadar kolayca ulaştırmaktaydı. Bu durumda rekabet şansı kalmayan yerli sektörler çökerken, ticaret ve zanaat erbabı da gün gittikçe yoksullaştı. İngilizler sadece tarım ve zanaat değil aynı zamanda uyguladıkları gümrük politikasıyla da Hindistan ekonomisini ablukaya almayı başardılar. İngiliz malları %2 gibi sembolik oranda gümrüklerle Hindistan’a girip, iç gümrüklere de tâbi tutulmadan kolayca pazarlanmaktaydı. Hindistan’daki sanayi çökertildiği için, ithal İngiliz mallarına bağımlı kalınmakta ve ortaya çıkan işsizliğin sebep olduğu sosyal buhranlar halk arasında gerginliği artırmaktaydı. Böylelikle, İngilizler askeri, siyasi bakımdan olduğu gibi ekonomik açıdan da ülkeyi kontrol eder hale geldiler.

 

 

Tüm bunların sonucunda, toplumda İngiliz himayesine karşı genel bir hoşnutsuzluk ve nefret hakim oldu. Bu durum, ‘sepoy’ adı verilen Hindu ve Müslümanlardan oluşan paralı askeri birliklerin, Meerut şehrinde çıkardığı bir direnişle patlak verdi. Askerlere silahları ateşlemek için, Hindularca kutsal sayılan inek ve Müslümanların pis saydığı domuz yağından imal edilen gres yağının kullanıldığı fişekler verilmişti. Fişekleri tüfeklerde kullanmak için de ambalajının ağızla yırtılarak çıkarılması gerekiyordu ki bu durum askerlerin dini duygularını incitmişti. Hindu ve Müslüman askerlerin bu fişekleri kullanmayı reddettikleri için tutuklanmaları, 9 Mayıs 1857 tarihinde diğer askerler tarafından başlatılan bir ayaklanmayla sonuçlandı. Ayaklanma bir anda yayılarak İngilizleri Hindistan’dan çıkarmaya yönelik milli bir harekete dönüşmüştür.

 

1857 Hint Ayaklanması

 

Doğu Hindistan Şirketinin Sonu

 

Hint Ulusal Kongresi

 

Jallianwala Bagh Katliamı

İşbirliği Karşıtı Hareketi

 

Simon Komisyonu

 

Sivil İtaatsizlik Hareketi

 

Hindistan’dan Vazgeç Hareketi

 

Hindistan ve Pakistan’ın ayrılması